KALKANVIP
Patara Tarihi ve Gezilecek Yerler
Gezi Rehberi 22 Jan 2026 7404 Görüntülenme

Patara Tarihi ve Gezilecek Yerler

Patara, oy hakkına sahip Likya Birliği’ne bağlı 16 şehirden biri olup, Büyük İskender tarafından kuşatılan kentler arasında yer alır. Mitolojik anlatılara göre Patara, Apollon’un oğlu Paturus ile su perisi Lykia tarafından kurulmuştur. Noel Baba (Aziz Nikolaos)’un da Patara doğumlu olduğuna inanılmaktadır. Roma Dönemi’nde önemli bir ticaret merkezi olan Patara, Bizans Dönemi boyunca da önemini korumuştur. Patara Antik Kenti kıyısında yer alan Patara Plajı, tarihî ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunar.


Patara’nın Tarihi

Kentin adı, MÖ 13. yüzyıla tarihlenen Hitit metinlerinde “Patar” olarak geçmektedir. Tepecik Akropolisi’nde ele geçen seramik parçaları Orta Tunç Çağı özellikleri taşırken, Tepecik’in doğu yamaçlarında bulunan Demir Çağı öncesine ait taş balta, Patara’nın tarihinin ne kadar eskiye uzandığını göstermektedir. Xanthos (Eşen) Vadisi’nin denize açılabildiği tek nokta olması sayesinde Patara, tarih boyunca önemini korumuştur. Likçe yazıtlarda ve sikkelerde kentin adı Patara olarak geçmektedir.

Patara, MÖ 3. yüzyılda Ptolemaioslar egemenliğine girdiğinde Likya’nın önde gelen kenti olmuştur. MÖ 2. yüzyılın başlarında Seleukos Krallığı denetimine giren Likya’da Patara, Likya’nın başkenti kabul edilmiştir. Bu durum, MÖ 167/168’de Patara’nın Roma’ya karşı özerklikRodos’a karşı bağımsızlık kazanmasıyla resmiyet kazanmış; Patara, Likya Birliği’nin başkenti olmuştur. Başkentte Helenistik Dönem’de inşa edilen Meclis Binası ve Tiyatro gibi anıtsal yapılar, bu tarihsel süreçle paralellik göstermektedir.


Efsaneye Göre

Bir gün denizlerin, fırtınaların ve taşkın suların tanrısı Poseidon, Likyalılara çok öfkelenir. Öfkesinden Patara kıyılarına şiddetli dalgalar ve kum fırtınaları gönderir. Günlerce, haftalarca dinmeyen bu felaketler karşısında Pataralıların duaları ve adakları sonuçsuz kalır. Bunun üzerine kentin kâhinleri bir karar alır: Likya’nın tüm kadınları sahilde toplanacak ve Tanrı Poseidon’un karşısında soyunacaktır. Kadınlar sahile iner ve dalgalara karşı soyunmaya başlar. Bu manzara karşısında Poseidon utanır ve bir anda her şey sakinleşir; ne azgın dalgalar kalır ne de kum fırtınaları.


Her Çağda Patara

Orta Çağ boyunca da önemini sürdüren Patara, Türklerin bölgeye gelişiyle birlikte günümüze kadar ulaşan önemli bir merkez olmuştur. Günümüzde antik kente giriş, görkemli ve oldukça iyi korunmuş Roma zafer takı üzerinden yapılmaktadır. Takın batısındaki yamaçlarda Likya tipi lahitlerin bulunduğu nekropol alanı yer alır. Kentte görülebilen diğer kalıntılar arasında Vespasian Hamamı, Korint Tapınağı, ana cadde, liman ve tahıl ambarı bulunmaktadır.

Tepenin kuzeybatısında, bataklığın arkasında yer alan tahıl ambarı (granarium), Patara’nın günümüze ulaşan en anıtsal yapılarından biridir ve İmparator Hadrianus ile eşi Sabina tarafından MS 2. yüzyılda yaptırılmıştır. Tiyatronun kuzeyinde ise Patara’nın başkent olduğu dönemde Likya Birliği toplantılarına ev sahipliği yapan Meclis Binası yer alır. Kentin suyu, kuzeydoğuda İslamlar Köyü yakınlarındaki Kızıltepe yamaçlarından, yaklaşık 20 kmuzaklıktan getirilmiştir. Kaynak ile kent arasında, Fırnaz iskelesinin kuzeyindeki “Delikkemer” olarak adlandırılan bölüm, su yollarının en anıtsal kısmıdır.


Patara Plajı

Türkiye’nin ve hatta dünyanın en güzel plajlarından biri olarak bilinen Patara Plajı, Antalya’nın batısında, Kaş ilçesine bağlı Gelemiş Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Yaklaşık 18 kilometre uzunluğa sahip olan plaj, adını Patara Antik Kenti’nden alır.


Patara Plajı’na Nasıl Gidilir?

Patara Plajı, Kalkan’a 15 km mesafededir ve D400 karayolu kullanılarak ulaşılabilir.
Kaş’a 45 kmFethiye’ye 81 km ve Antalya’ya 376 km uzaklıkta bulunan plaja, özel araçla kolayca ulaşım sağlanmaktadır.

Ayrıca Fethiye–Kaş arasında çalışan otobüslerle Ovaköy’de inerek, buradan yaklaşık 3,5 km yürüyerek ya da taksiyle Patara’ya ulaşabilirsiniz.


Patara Plajı Giriş Ücreti

Patara Plajı, Patara Antik Kenti sınırları içinde yer aldığı için girişler müze girişi şeklinde yapılmaktadır. Müzekartı olanlar ücretsiz girebilir. Müzekartı olmayan ziyaretçiler için günlük giriş ücreti 244 TL’dir.


Patara Plajı Kum Tepeleri

Tamamen doğal oluşumlu kum tepeleri, Patara Plajı’na eşsiz bir atmosfer kazandırır. Özellikle gün batımında, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz manzaralara tanıklık edebilirsiniz.


Caretta Carettaların Yuvası

Nesli tehlike altında olan caretta caretta deniz kaplumbağalarının en önemli üreme alanlarından biri olan Patara Plajı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından koruma altındadır.

15 Mayıs – 15 Eylül tarihleri arasında plaj, ziyaretçiler ve deniz kaplumbağaları tarafından dönüşümlü olarak kullanılmaktadır.

  • 08:00 – 19:00 saatleri arasında ziyaretçilere açıktır.

  • 19:00 – 08:00 saatleri arasında caretta carettalara ayrılmıştır.

Bu dönemde şemsiye ve şezlong kullanımı19:00’dan sonra plaja giriş ve gürültü yapmak kesinlikle yasaktır. Kurallara uymayanlara para cezası uygulanmaktadır.

Etiketler:

# History # Patara